15 Kasım 2013 Cuma

Trojan Horse was a Unicorn - 2013

Bu festivalin haberini aldığım anda ilk düşüncem, kesin Amerika'dadır oldu, ama sitesine girip Portekiz'de olduğunu görünce, acaba olur mu? Gidebilir miyim diye heyecanlandım. Sonra bilet fiyatlarını görünce ki, en ucuz bilet olan öğrenci bileti bile 250€, erken alanlar için 350€, sonlara kalan benim gibiler için 600€, bu maceradan vazgeçtim. Sonra bir gün hiç ümit etmeden 3DTotal sitesinin çekilişine katıldım. Sadece email atmanız yeterliydi. 3 gün sonra kazanan 5 şanslı kişiden biri olduğuma dair bir email aldım.

Hayatımda ilk defa böyle değerli bir şey kazanmış oldum. Bundan sonrası bir şanslı, bir şanssız duruma düşmemle devam etti.

Kazandığım bilet sadece festivalin biletiydi ve konaklama, uçak bana aitti. Ama şansıma o hafta iş için İtalya'ya gitmem gerekiyordu ve İtalya'dan Portekize geçmek, Türkiye'den Portekize gitmeye göre çok daha uyguna denk geliyordu. Tam ara uçuş için uçak biletimi alırken seyahatin iptal olduğunu öğrendim. Moralim bozuk bir şekilde 2 gün dolandıktan sonra seyahatin yapılacağını öğrendim ve şansım geri döndü. Aynı anda yaşadığım bir şanssızlık ise festivalin ilk iki günü İtalya'da olmak zorunda olmamdı. Her neyse bunu bir şanssızlık olarak görmektense, en azından 2 gün festivale katılabileceğimi düşünerek tüm organizasyonlarımı yaptım. Nasıl gidilir?(Nereden otel, uçak bulunur gibi konuları merak edenler olursa bana email atabilir.)

Trojan Horse was a Unicorn - 2013, oyun, özel efekt, animasyon ve oyun konularında, ilk defa düzenlenen bir etkinlik. Festival Portekiz'in Troia bölgesindeki Blue&Green Troia Design Hotel'de yapıldı



Troia bölgesi, Setubal'den feribot veya katamaran ile ulaşılabilen bir yarımada. Genelde turistlerin tercih ettiği pahalı bir bölge. Çok çok güzel bir plajı var.

Festivalin konuşmacıları ve anlattıkları o kadar güzeldi ki, mekanın güzelliğinden çok festivale odaklandım. 25 konuşmacıdan aşağıdakileri dinleme ve anlattıkları dersleri izleme fırsatım oldu. Bunun dışında bir çok değerli başka konuşmacı da vardı.

1- Aaron Mcbride - (ILM); Avengers, Iron Man, Karayip Korsanları, Star Wars'un konsept tasarımcısı desem yeterli herhalde


2- Afonso Salcedo - (Sutro Studios); Şimdiki firması pek tanıdık gelmese de önceden Pixar ve Dreamworks'de render mühendisi olarak çalışmış. Çalıştığı filmler arasında Ratatouille, Wall-E, Up, Toy Story 3 and Cars 2 bulunuyor



3- Alexis Wajsbrot - (Framestore); Iron Man 3 filminde CG Supervisorlık yapmış özel efekt uzmanı

4- Andrew Schmidt - (Pixar); 20 yıllık deneyime sahip, The Prince of Egypt, The Iron Giant, Wall-E, Ratatouille, Up, Toy Story 3, Brave filmlerinin animatörü


5- Loic Zimmerman - (Luma Pictures); O hayran olduğumuz Heavy Rain karakterlerinin tasarımcılarından

6- Marc Simonetti; Terry Pratchett'ın Discworld'ü, George R.R. Martin'in A Song of Ice and Fire ve HP Lovecraft'ın Cthulhu'su için illüstrasyonlar çizmiş bir konsept tasarımcısı. Ayrıca Wizards of the Coast, EA, Ubisoft, Activision, gibi firmalar için de çalışmalar yapıyor.


7- Martin L’heureux - (Crytek); Ryse: Son of Rome. oyununun baş animatörü ve direktörü. En bilinen çalışmaları arasında Man in Black II, Star Wars Ep.I ve The Polar Express bulunmakta. Çok komik ve inanılmaz yetenekli bir insan.

8- Raphael Lacoste - (Ubisoft); Assassin’s Creed sanat yönetmeni. Verdiği seminer sırasında Ubisoft'un yeni projelerine konu olabilecek bazı çizimler gösterdi ama maalesef fotoğraf çekmek yasaktı.

9- Vitor Hugo - 2013 başlarında Street Fighter III - Fuurinkazan adlı fan yapımı filmi ile internette bayağı bir sansasyon yaratan illüstratör ve 3D animatör.



10- Jana Schirmer - Deviantart'ın meşhurlarından janaschi nikli sanatçı



11-Geoffrey Ernault - Henüz 22 yaşında olmasına rağmen yeteneği ile hayran bırakan bir dijital konsept sanatçısı.

Festival saat 10:00'da başlayıp kısa aralıklarla ve sadece 1 saatlik öğle yemeği arası ile akşam 22:00'ye kadar sürüyordu. 22:00'de yenilen akşam yemeği sonrası da etkinlik iki gruba ayrılan 20 kişinin, belirli bir konu üzerinde 1 saat içerisinde en güzel çizimi çıkartmaya çalıştığı "Art battle" ile devam ediyordu. 



Bunların yanında okulların tanıtımları, bazı firmalara bire bir portfolyonuzu gösterebileceğiniz oturumlar, bazılarınızın yakından tanıyacağı Suicide Girls ekibinden Plum ve Katherine'in modellik yaptığı çizim seansları gibi yan etkinlikler de oldu. (Yakından bakınca bir özelliği olmayan alternatif kızlar işte, ama photoshop ve makyaj neler yaratıyor)

Sadece internetten tanıdığınız ve hayranlık duyduğunuz müthiş filmlerin, oyunları, animasyonların arkasındaki insanlarla bire bir muhabbet etmek gerçekten çok güzeldi. Konuşmacıların hepsi de inanılmaz ilgili ve arkadaş canlısıydı. Her konuşmayı ve dersi inanılmaz bir ilgi ve heyecanla izledim. Arada benim ait olduğum dünya bu ama ben ne iş yapıyorum diyerek hüzünlendim. Hobi olarak da olsa bu işlerle uğraşmaya devam edeceğime dair kendime söz verdim.

Nasıl bir yol izlenmeli sorusuna konuşmacıların verdiği ortak cevap, internetin bilgi açısından zenginliği ve tabi ki de azimle istenen doğrultuda çalışılması yönündeydi. Bir çoğu bu işe başladıklarında şimdiki bilgi paylaşımı gibi bir imkana sahip değilmiş ve bilgiye ulaşma konusunda çok zorlanmış. Ama şimdi oldukları yer, tam da olmak istedikleri yer.

Festivale 12 ülkeden 240 kişi katıldı, Türkiye'den benim dışımda sadece bir kişinin daha olması da üzücü mü yoksa en azından 2 kişinin orada olması sevindirici mi bilemedim. Seneye bir daha düzenlenmesi için söz alınan bu festivali takipte olun ve bence konu ile ilgiliyseniz kesinlikle kaçırmayın derim.(Ben bu yazıyı yazana kadar 2.'sinin haberi de çıktı, 2014 Eylül ayında yine Portekiz'de yapılacak olan etkinliği kaçırmayın derim)


























Sol en önde beyaz tshirt'lü benim:)

11 Kasım 2013 Pazartesi

MARVEL ve DC Karakterleri Robot olsaydı

Justin Currie , Marvel ve DC karakterlerini robot olarak düşünmüş ve aşağıdaki süper tasarımları gerçekleştirmiş. Thor ve Spiderman'e bayıldım
















11 Eylül 2013 Çarşamba

O nasıl rüya oğlum öyle

Dün gece çok manyak bir rüya gördüm. Bomboş çorak bir ovada yaşıyorum. Filmlerde görebileceğiniz gibi bir ortam, etrafta sadece benim evim var, yanlış hatırlamıyorsam yarı betonarme yarı ahşap bir ev. Verandası filan var. Gece yarısı elimde bir şey ile (sanırım kovaydı) dışarı çıkıyorum. Etraf çok sakin, hava sıcak.

Çok uzaklarda bir yerden bir füze kalktığını görüyorum ve biraz tedirgin oluyorum. Bulutları aydınlatarak ilerleyen füze çok fazla yükselmeden ivme yapıp ileride başka bir yere çakılıyor ve gökyüzü aydınlanıyor. Hemen arkasından başka bir füze kalkıyor ve aynı olay gerçekleşiyor. Nedense o anda orta doğuda savaş başladı diye düşünüyorum, ben de oraya çok uzak olmayan bir yerdeyim gibi hissediyorum.

Sonrası daha garip, aşağıda temsili fotosunu görebileceğiniz ama rüyamdaki daha farklı bir şekilde gerçekleşen bir olay oluyor. Füzelerin düştüğü bölgeden, üzerinde binicileri de olan ve yanarak koşan atlar geliyor. Ama atlar acı hissediyor gibi görünmüyor, sürücüler de çok sakin. Bana yaklaştıklarında etraftan koşan bölgeye uygun giyinimli insanlar atları ve insanları söndürmeye uğraşıyorlar. Neler oluyor derken çalan alarm ile gerçek dünyaya dönüyorum. Orta çağda olsam büyücü, cadı diye yakarlardı kesin.


Ben bu olayı rüyamda görüyorum ama düşününce bir çok insanın normal hayatı bu şekilde geçiyor. İnsanoğlu çok merhametli ama bir o kadar da korkunç olabiliyor. Aşırı uçlar hep olacak maalesef. Savaşın, kavganın, inanışlar için kavgaların ne kadar anlamsız olduğunu insanlara anlatabilmek ne kadar güzel olurdu. Gazetelerde gördüğüm haberler, ölü insanlar, çocuklar!!!Çocukların başkalarının anlamsız savaşları için öldüğü bir dünyaya müdahale etmeyen bir tanrı. Bir tanrı varsa bunu hemen şu anda yapmalıydı, yapmadığına göre, ya yarattığı insanları sevmiyor, umursamıyor, onlarla oyun oynuyor, ya da daha büyük ihtimalle ve bence zaten yok.

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...