Oyunlar
Atari 800XL ile başlayan ve en büyük tutkularımdan birine dönüşen her türlü platformdaki oyunlarla ilgili yazılarım burada.
Fotoğrafçılık
En sevdiğim hobilerimden biri olan fotoğrafçılık ile ilgili çalışmalarım, denemelerim ve haberler...
pc etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pc etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mart 2013 Çarşamba
26 Mart 2010 Cuma
The Witcher 2
Polonyalı yazar Andrzej Sapkowski'nin kitaplarından uyarlanan The Witcher, gerçekten çok başarılı ve değişik bir RPG oyunuydu. Büyük zevkle oynamıştım. Sonunda 2. si geliyor ve yine aynı zevki yaşatacağa benziyor. İlkini hala oynamadıysanız mutlaka edinin. Uzun süre oyalayacağına emin olabilirsiniz.
29 Aralık 2009 Salı
Good old games (GOG)
Bugün keşfettiğim Good Old Games(GOG), eskiden tadına doyamadığımız oyunları bize tekrar oynama fırsatı sunuyor. Adventure, action, rpg gibi birçok tarzda eski oyunu buradan cüzzi bir ücret karşılığında indirebiliyorsunuz. Yeni yıl için yaptıkları fiyat kampanyası gerçekten kaçırılmayacak derecede iyi.
Tavsiyelerim;
1. Fallout 1 ve 2
2. MDK 1 ve 2
3. Heroes of Might&Magic serisi
4. Sanitarium
5. The Longest Journey
6. Broken Sword Serisi
7. Divine Divinity
8. Lionheart
9. Beyond Good and Evil
10. Oddworld: Abe's Oddysee
11. Cannon Fodder
12. Unreal 2
13. Duke Nukem 3D
28 Aralık 2009 Pazartesi
Resident Evil 5 ve klişeler zinciri
İlk videolarını gördüğüm dönemde PC'ye çıkma ihtimali olmayan RE5, 2009 senesi içerisinde pc için de sunuldu. Buna çok sevinmiştim ve çıkar çıkmaz almıştım, ama araya başka oyunlar girince yarım bırakmıştım ve masaüstünde bir ikondan ibaret olarak kalmıştı.
Aslında oyunu yarım bırakmamın asıl sebebi, artık şu çok sevdiğim Japon halkından çıkma oyun yapımcılarının, USA özentisi karakterlerle bezenmiş, klişe senaryolu oyunlarından bezmiş olmamdı. Bunun yanında teknik olarak bakacak olursak, oynanabilirlik de gerçekten çok kullanışsız yapılmış. Karakteri sağ arka omuzdan gösteren kamera açısı sayesinde zombiler kulağımın dibine gelip Vöööhhübühüüüüüüüüü diye bağırana kadar farkedemiyordum ve tabi haliylen kulak zombinin ağzında kalıyor. Karakter odun gibi, bir türlü dönemiyor, zıplayamıyor, kaçarken ani dönüşler yapamıyor. O güzelim grafikleri böyle uyduruk bir oynanabilirlik ve kamera açısı ile harcamışlar.
Bir diğer husus, oyunun aksiyon odaklı olması. Ya biraz bilmece koysanıza şuna, tamam birkaç tane var ama onlar da ekrana bakıp 3 saniye bile düşünmeden çözebileceğiniz uyduruk şeyler. Ayrıca sağda solda düşen hazineler nedir? Öyle gariban ortamda altın kolyeler, taçlar, yüzükler.
Sırf bitirmiş olmak için dün oyuna bir trainer kurup bölümleri dağıtarak ilerledim.
Oyunun klişeliğine ve uyduruk karakterlerine gelince; Bir kere Asya sineması oyunculuğu malesef bazı istisnalar dışında genel olarak çok kötüdür. Gereksiz bir abartma vardır hareketlerde ve oyunculuk olduğu çok bellidir, doğal değildir. Bu oyunlara da yansıyor tabi. Ayrıca diyaloglar o kadar tahmin edilebilir ki, kaç kez bir sonraki repliği doğru tahmin ettim, Hesi de yanımdaydı, "Yuh yani" diyebildi sadece :D
Karakterlere gelelim; (Spoiler içerebilir)
Chris Redfield
Benim için oyunun sonlarına doğru, "Not on my watch!" diye klişe replikle kendini bitiren kahraman. Odun yutmuş gibi, zıplayamıyor, dönemiyor, şarjör değişirken koşamıyor. Onun suçu değil tabi oyun mekaniği kurbanı. Eski oyunların hatrına çok üstüne gitmeyeceğim.
Sheva Alomar
İsme bak, puahaha bu kadar mı uydurma olur. Herneyse, melez güzeli bir abla bu da, neden güzel olmak zorunda? Bunca kargaşanın içinde kendisine nasıl bakıyor? Tırnağı filan kırılmıyor mu hiç? Kulakta halka küpelerle zombilere dalıyor, o kargaşada takılmaz mı hiç bir yerlere, kopmaz mı o kulak? Yok elbette takılmaz. Hatunda öyle bir uhreviyat var ki, kir toz bile gelmiyor üstüne, oyunun başından sonuna makyajlı, bebek gibi ciltle geziniyor. Ayrıca güzel mi tartışılır, güzel diye koymuşlar. Aksan da da bir gariplik var, partner derken ağzına vurasınız geliyor. Eli maşalı hatun illa melez, Meksikalı filan olmalı bu arada değil mi?. bknz Lost - Ana Lucia.
Albert Wesker
Albertim öyle saç, öyle gözlük kaldı mı? İşin gücün yeni dünya düzeni, tanrı olmak, değişik ırk yaratmak. Para desen var, yaşasana hayatını güzelce. Yokkk ille ben dünyaya virüs yayayım, zombili ortamlar yapayım, ölsün herkes bi ben kalayım olacak değil mi? Klişe isteklerde bir numaradaki dünyayı ele geçirme mantığın yüzünden babayı da aldın sonunda.
Excella Gionne
Sheva Alomar ile porno film endüstrisine geçiş yapmışlar oyundan sonra. İsimler direk ofsayt zaten. Excella, Microsoft Excel'in yeni versiyonu(Excel'e kızkardeş geldi haberleri ile çıkardı gerçekten olsaydı). Bu hatun da oyunun başından sonuna yağmur, fırtına, toz, toprak, açık deniz, zombili ortamlar demeden koca memeler yarı ortada bir elbise ile ve sivri topuklu ayakkabılar ile gezdi. Japonlara yaptırtmayın şu karakterleri diyoruz, adamın bilinçaltı sapıklıkları ortaya çıkıyor. Öyle kötü karakter mi olur, hadi oldu villasında filan takılır, o hep aynı olan kıyafet de oyunun başından sonuna kadar kokuşmuştur kesin.
Jill Valentine
Bir yamuğunu görmedim, senaryoda az vardı belki o yüzden. Klişeye bulanacak kadar gözükmedi ortalarda.
Ricardo Irving
Daha oyunun trailerını gördüğümde ağzını burnunu kırasım geldi, ne kadar uyduruk bir tipleme, hele bir tekne ile kaçma sahnesinde, kaçmadan önce yaptığı bir hareket bir replik var, Allahım ne kadar cheesy oyunculuk sanki gece uykum kaçmış, cine5'de 8. sınıf aksiyon filmi(Lorenzo Lamas'lı) izliyorum gibi geldi. Sonra canavar oluyor da dövüyoruz, orada hırsımı aldım neyseki.
Ayrıca şu ilk Matrix'te gördüğümüz yukarıdan çeken kamera açısı ile düşmanın üzerinden parenda atan hatun sahnesi acilen bitsin. Genelde Vicuuuuuvvvvv diye yavaşlayarak gelen bir ses efekti de vardır bu sahnelerde.
Oyunun güzel yanları var mı? Var grafikler güzel, ama klişeler altında eziliyor, gözünüz güzel grafik seçemiyor. Sonuç olarak olmaz olsun böyle RE. Orjinal almış olsam ağlardım, dövünürdüm.
00:55
Loreathan















