10 Haziran 2014 Salı

E3-2014 ve yaşlandım mı ben ya?

Konu, benim gibi bir oyuncunun E3 fuarında gösterilen oyunların bazılarının trailer veya demolarından rahatsız olması veya beğenmemesi olunca ilk aklıma gelen soru "yaşlandım mı?" oldu. Ama asıl olayın böyle olmadığını anladım. Ben hala ciddi bir oyuncuyum, hala E3 fuarında veya diğer oyun fuarlarında duyurulacak oyunları deli gibi bekliyorum. Fakat anladım ki oyun anlayışım artık eskiye göre daha seçici, farklı değerlerle oyunları değerlendiriyorum.

Eskiden bir FPS'de vurulan askerin ne kadar canlı bir şekilde kan sıçrattığı veya ne kadar farklı yerinden vurulabildiği gibi konular çok enteresan gelse de, artık iğrenmeme sebep oluyor. Bunun sebebi de her gün gördüğümüz dünya üzerindeki vahşeti bir de kendi elimle yaşamak(sanal da olsa), eğlenmek için oynadığım bir oyunda görmek istememem. Sadece bir oyun diye bakamıyorum, dünya üzerinde gerçekleşen anlamsız savaşlar ve yok olan halklar, masumlar, çocuklar aklıma geliyor. Bu anlamsızlığı bir de oyun olarak insanların karşısına sunmak ve ne kadar kan sıçradığı ile övünmek, bilemiyorum artık bana göre değil. Özellikle bu oyunların 18 yaş sınırı ile ilgili yasaklarına tümüyle uyulması taraftarıyım. 18 yaş bile bence insanın hala kendini bulamadığı ve bocaladığı bir yaş, ama en azından 18 sınırı olmalı ve buna uyulmalı.

Asıl sorun ise bu oyunları oynayan bizlerin bu olayları bir süre sonra normal karşılaması. Youtube açıp da birbirini vuran insan videosunu gözünü kırpmadan izleyebilen bir nesil var. Dilim söylemeye bile varmıyor ama başka askerin kafasını kesen Rus,Çeçen,Afgan her hangi milletse, bu videoları izleyebilen insanlar var. Bu genel bir toplumsal çılgınlık. 

Mesela örnek vermek gerekirse, eskiden çok hevesle vayyy bee neler yapabiliyormuşuz oyunda diyeceğim aşağıdaki sahne, artık korkunç geliyor. Boğaz kesmek!?Bu nasıl manyakça bir şey düşünsenize, ama oyun nasılsa diyerek kesip kamyonu alıp devam ediyoruz. Ama bunu hepimiz olmasa da bazımız kafamızda normalleştiriyoruz. Gerçek hayatta bununla ilgili bir haber okusak dehşete düşmüyoruz.


Peki ben şiddet içeren oyun oynamayı sevmiyor muyum?Tabii ki de seviyorum. Ama artık bu fantastik kuntastik karakterlerin olduğu veya da gerçek hayatla bağdaşmayan oyunlar olduğunda. Mesela bir zombi apocalypse, ejderhalar, savaşçılar, büyücüler, yaratıkların olduğu oyunlarda kafa da kesiyoruz, shotgunla yaratık da patlatıyoruz. Ama abuk subuk sebeplerle başka bir ülkeye ki bu genelde Afrika/Ortadoğu/Kore oluyor, gidip de ülkemizin(Amerikanın) bağımsızlığını savunurken kafa kesmek ile aynı şey değil.


Farcry 4, yeni tanıtım videosundaki filin el bombası ile ölmesini görünce oyun ya ne olacak diyemiyorum çünkü dişi için avlanan zavallı hayvanlar aklıma geliyor.


Herkes MGS5'in trailerına hayran kalmış, 3-4 öncese belki ben de hayran kalırdım. Ama artık cidden çok cheesy buluyorum, militarist sekanslarla dolu intikam yeminleri, one man army, arkada çalan şarkı, hepsi çok irite edici geldi bana. Kojima cidden hep aynı şeyden nasıl ekmek yiyor anlamıyorum. Bir Japon'un bu kadar Amerikanvari militarist anlayışında olması da çok garip. Her neyse bunlar zevkler, renkler ve fanlıkla alakalı, ben beğenemedim.

Beni artık heyecanlandıran oyunlar daha çok yaratıcılıkla yoğrulmuş ve oynanabilirliği yüksek oyunlar. Mesela bir Journey vardı ki hayatım boyunca asla bu tecrübeyi unutmam. Bu oyunda çalışan bir kısım oyun yapımcısı, şimdi Abzu diye bir proje ile geliyormuş, işte buna güzel haber derim.


Grim Fandango remastered olarak geri dönüyormuş, yeni nesil için çok sevindim, böyle bir oyunu oynayamamış olmak büyük bir hayal gücünden ve yaratıcılıktan mahrum kalmak gibi bir şey.


Bunlar dışında The Order, The Witcher 3, Uncharted 4, en beklediğim oyunlar arasında.

Sonuç olarak gerçek hayatla ilgili oyunlardaki şiddetin dozundan rahatsızım, bu oyunlar yasaklanmalııııı!!!gibi saçma Amerikan senatörleri kafasında değilim elbette ama oyunda boğaz kestim diye de övünecek değilim.


0 yorum:

Yorum Gönderme

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...