superman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
superman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2014 Salı

Superman logosunun evrimi

Çocukluktan beri en favori süper kahramanım Superman olmuştur. Daha 3-4 yaşlarındayken babam ve ağabeyimle sinemada filmlerine gittiğimizi hala hayal meyal hatırlıyorum. 

Aşağıda Superman logosunun evrimine ait bir tablo var. Benim en alışık olduğum logolar 1978(doğduğum sene) ve 1985'deki logolar. Geçen gün Elora Superman logolu tshirt'ümü gösterip,(kendinde de var:)) sarı kısımlara, bu anne, bu baba, bu Elora dedi. Bunu duyunca aklıma geldi, ben de küçükken, Superman logosu çizmeye çalıştığımda, harfleri bilmediğimden logoyu sadece parçalar olarak algılıyordum. Önce sarı kısımları çizip sonra kırmızı kısımları çizmeye uğraşıyordum:) En sonunda da çerçevesini. Hatta o sarı şekillerden üsttekini helikoptere benzetiyordum :D

Elora olmasa bunu asla hatırlamazdım:)


19 Ağustos 2013 Pazartesi

Süper Kahramanların komik değişimleri

Uzun süredir bloga bir şey eklemiyordum, bunu görünce paylaşmadan edemedim:)

Şu retro çizgiromanlarda konu bulamadıkları için midir nedir, arada böyle saçmalamışlar ya, çok hoşuma gidiyor bunlar:D. Olsa da okusak. Ayrıca olayı dibine kadar açıklayan diyaloglar da süper haha:D








1 Temmuz 2013 Pazartesi

Man of Steel - film yorumum


Bu filmi uzun süredir bekliyordum, sebebi ise çocukluğumda en sevdiğim süper kahramanın Superman olması. Şimdi son filmi ile yine neden bu kadar çok sevdiğimi bana hatırlattı. 

Hala hayal meyal hatırlıyorum, babam da ben ve ağabeyim gibi bu tarz filmleri çok seven birisiydi. Düşünüyorum da, beni ve ağabeyimi sinemaya Superman'i izlemek için götürdüğünde, benim şu anki yaşımla aynı yaşlarda olmalı. Ben o zamanlar daha 4-5 yaşlarındaydım. Yine hayal meyal da olsa hatırlıyorum, bu filmlere giderken en az bizim kadar heyecanlı olurdu. Demek ki o dönemden Superman'in kalbimde yer edinmesinin bir sebebi de babammış. Ne yazık ki günümüz  süper kahraman filmlerini ve bu filmi göremedi, eminim büyük heyecanla izlerdi. Huzur içinde uyusun...

Öncelikle karakterlere değinmem gerekirse;
Bence filmde en başarılı karakterlerden biri Antje Traue'in canlandırdığı Faora-ul'dı. Zaten güzel bir abla, kötü rolde daha da bir güzel ve başarılıydı.


Lois Lane olarak seçilmiş olan Amy Adams kesinlikle bu role uygun değildi. Sipsivri burnu ve kızıl sarı saçları ve sürekli ıslak bakan gözleri ile, bir Lois Lane olmaktan o kadar uzak ki. O burna odaklanmaktan filmi izleyemedim.

Russell Crowe Jor-el olarak çok iyiydi, beklediğimden de iyiydi hatta. Güzel uymuş rolüne.


Laurence Fishburne'ün Perry White olmasını da yadırgadım biraz. O tip şu sıralar benim için Hannibal dizisindeki Jack Crawford. Birden gazete patronu Perry White olarak dönüştüremedim kafamda.

Michael Shannon General Zod olarak uygun bir seçim olmuş. Oyunculuğu iyiydi.

Kevin Costner Jonathan Kent olarak uymuş, Kevin Costner'ı özlemişiz ya yazık, üzüldüm yine iyice yok oldu piyasadan. Neyseki bu filmle bir hareketlenme yaşar belki.

--- spoiler ---
Fırtınada, Clark'ın Superman olduğu anlaşılmasın diye kendini kurtarmasına gelmemesi için yaptığı el hareketi ve o sıradakı oyunculuk çok iyiydi, gözlerinde bile o anın ne anlama geldiğini anlıyorsunuz.
--- spoiler ---


Henry Cavill kal el olarak çok çok iyi bir seçim. Tam olması gereken Superman tipi. Mavi ve masum/insancıl gözler, siyah saç, köşeli çene ve kostüme gerek kalmadan zaten Superman gibi gözüken vücut yapısı.

Bir Superman fanı olarak genel anlamda filmi beğendim. Ama kıllandığım noktalar da olmadı değil tabi.


Bir çok kişinin dediği yoğun aksiyonun bayması fikrine sadece filmin sonlarında katılıyorum, insan bitsin artık istiyor. Çok yoruluyor. Ama aslında bu bir süper kahraman filmi, olması gereken sahneler, sadece çok uzatılmış.

--- spoiler ---
-Aynı generalin hem mekanize birlikleri yönetmesi hem de uçak kullanması???
-Superman'in uçmadan önce Lois'e biraz geri çekil demesi, sonra biraz daha gitsen iyi olur demesi, ne gerek var şimdi o ciddi anın içinde bu lafa.
-Kilisedeki sahne, tamam arkadaşını görmeye gitti de, ille bir "inanç" mesajı vereceksiniz değil mi?İlla ki Amerikan halkı bir bayrak ve kilise görecek filmde. Neyse çok uzatmadılar.
-Bazı aksiyon sahneleri çok karman çorman, ne oluyor kim kime vuruyor anlaşılmıyor.
 --- spoiler ---

Genel puanim 8,5/10.
Kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Tavsiyem 3D olmayanı izlemeniz.

14 Ocak 2013 Pazartesi

Gözlüğe veda

Film adı gibi başlık oldu, "In a landd where no glasses were safe...ciiccucuvuvu". Neyse, daha önce sosyal medyanın çeşitli dallarından duyurduğum üzere, uzun süredir istediğim lazer göz ameliyatını oldum. 



Gözlük takmaya bir türlü alışamamıştım, sadece 2 sene gözlüklü kalmaya dayanabildim ve özel bir hastanenin indirimi olduğunu duyunca direkt ameliyatı oluverdim. İndirim diyince birden aklıma, ulan denek menek olarak kullanıyor olmasınlar veya da ameliyata girdiğimde karşımda bıyıklı bir hademe amca, otur yiğenim kıpraşma diyecek, sonra hayvan gibi bir şalteri indirip lazer ameliyatını yapacak gibi düşünceler içinde boğuşarak nihayete ulaştım. Teknolojiyi öpebiliyor olsaydık, ameliyat sonrası gider öperdim, alnından hem de.

Ertesi sabaha kadar süren yanma batma hissi dışında hiç bir acı hissetmedim. Ama ne yalan söyliyeyim, biraz huylunç bir ameliyat. Göz üzerinde bir kapakçık açıp onu cımbızla kaldırma olayı, her ne kadar hiiiç acı vermese de beni huylandırdı. iiyğşşşş.

Hep benim başıma gelir ya, yine ameliyatın ilk aşaması olan lazer ile kapakçık açma işleminden sonra bir odada 15 dakika kadar bekletiyorlar. Benden sonra giren adam da aynı odaya getirildi. Gözlerim kapalı olduğu için adamı görmedim. Ama 2 dakika sonra "Doktorrr beeeyğğğ" diye ayılıp bayılma dolu bir şekilde içeriye seslendi herifçioğlu. Zaten gerginim, dedim bu herif kesin bayılıp benim üstüme düşecek, o sırada elleri gözüme girecek. Gözlerimi de açamadığım için odada olan bitenden sadece sesler yardımı ile haberci oldum. Adamı yatırdılar yere filan. Sonra yatağa aldılar. Ayyhh offhh diye inlemeye başladı. Arkada da tamamen tesadüfi olarak radyodan "Closee your eyeeees" nakaratlı bir şarkı çalıyordu. Gerginliği azaltmak için, "Sizin miyop mu astigmat mı?" filan gibi bir muhabbet açayım dedim, ama adam inlemeye devam edince vaz geçtim. 

Neyse dakikalar geçti ve ameliyata aldılar. İlk aşamaya göre ayarlaması azıcık daha uzun süren ama işlemi daha kısa olan lazer işlemi oldu. Gözünüzü kapatmayın diye bir metal obje takıyorlar(acı yok)sonra gözünüzü yıkıyorlar, bildiğin sıvı bir şey ile foş foş, kapaçığı kaldırıyorlar, sonra lazer kilitleniyor, dzornnnnnnzzz diye bir ses tamam diğer göz, yine aynı işler ve tamam. Lazerin gözün üstünde bir şey yaptığını hissediyorsunuz ama dediğim gibi acı yok.

Daha dinlenme odasına giderken daha iyi görüyordum. Her neyse kısaca herkese tavsiye ederim. Süper bir teknoloji.

Artık gözlük takmadığıma göre süper kahraman gizli kimliğim de ortaya çıktı. Neyse ne yapalım :)


30 Ekim 2011 Pazar

Halloween 2011

Geçen seneki Halloween partimizin üzerinden bir sene geçti. Ama bu sene daha farklı bir heyecanımız var;) bu yüzden bu sene parti yapmıyoruz. Yine de Halloween'i atlamayalım dedim ve şu aşağıdakini paylaşmak istedim :D

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Fantastik maceralar serisi

14 Şubat 2011 Pazartesi

Superman FTW


27 Eylül 2010 Pazartesi

Açıklamalı Macera - 3


Diğer açıklamalı maceralar için;


9 Ağustos 2010 Pazartesi

Açıklamalı macera - 2


İlki için bakınız

29 Nisan 2009 Çarşamba

Açıklamalı macera

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...