4 Haziran 2009 Perşembe

Susuz, süngersiz, ego ile araç yıkanır

Her sabah arabanın başına geldiğimde, beni şaşırtmayan klasik manzara ile karşılaşırım. Mutlaka arabanın bir taraflarına o gün bağırsakları bozuk kuşlar uğramıştır. Valla nereye parkedersem parkediyim bir şekilde lazer güdümlü pisliklerini tam benim arabanın üstüne isabet ettiriyorlar. Onlara da hak vermek lazım, ben de uçarken mıçabilsem, yere inmek için kasmazdım. Ama bilerek yapıyor olmaları lazım, yoksa her sabah her sabah da olmazki kardeşim.

Neyse sırf bu yuzden haftada 2 kez benzincilerdeki otomatik yıkama makinelerine gidiyorum. Araba yıkanırken içinde oturmak hoşuma gidiyor. Ama bazı tipler var, çok rastlıyorum bu adamlara, arabadan iniyor, araba yıkanırken huşu içerisinde dışarıdan seyrediyor. Tamam insanın hoşuna gidiyor arabanın temizlenmesi de, bu tiplerin olayı biraz daha farklı. Böyle garip bir tribe giriyorlar. Daha böyle bir artis duruş takınıyorlar. Arabayı yıkayanlara karşı böyle bi" aman dikkat et haa pahalı o araba, 10 yıl calıssan alamassın ha ha ha" tavrındalar. Arada bir bezi eline alıp kendi siliyor filan, bırak be adam yapıyorlar işte. Zaten yıkayanlarında yüzünden, "Hey Allahım yaa" tribi okunuyor. Benzin aldın diye, otomatik makinede bedava araba yıkatıyorsun, nedir o "bu araba sadece bende var, ohh benim arabamm, yıkanması bitsin bornozunu giydiricem" tripleri. Sanki yıkama sonrası şömine karşısında, ayı postu üstünde arabayla sevişicek.

Bilmiyorum belkide ben manyağım biraz, saçma sapan şeylere takılıyorum.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Attack of the psycho keywords...Again

Google Analytics'in "hangi kelimeler aratılıp siteme ulaşılmış" özelliğinden yine bir kontrol ediyim bakalım ne fantastik sonuçlar çıkacak dedim, yine bitirdiniz beni psycho'lar. Hemen analiz edelim.

terminatör 4 izlemek istiyorum (TerminatÖr izlemek istiyorsan Terminator'un Türk versiyonunun çekilmesini bekliyeceksin. TerminatÖr 4 izlemek istiyorsan ömrün yetermi bilmem, daha ilkini çekmedi Türk sineması)

terminator 4 izlemek istiyom (Bu da Terminator'u doğru yazmış, kendi dilindeki kelimeyi yanlış yazmış, "istiyom" ne istiyon dayııı, sizin köyde sinema yokmu?)

terminatör 4 izlemek istiyorum ama nasıl (Şimdi bu sırrı açıklıyorum, Cuma günü 05/06/2009'da Terminator 4 sinemalardaa!! Sadece bilet alarak sinemada izlemen mümkün)

ben to dünki filimi aç (ben çözemedim bunu, arkadaşına sesleniyor herhalde "Bento(Şili'li kendisi) Dünkü filmi aç!")

büyü sesleri (Wouuunnnnnnvvv, portal açma sesi, oldu mu?)

erkut abiye nerede (Erkut Abiye ürünleri her yerde, marketlerde bakkallarda, Erkut Abiye Erkut Abiye Erkut Abiye... abiye de güvenilir marka...35 yıldır.)

jelibon vampir ,kon (jelibon vampir aratmışlardı önceden de ama ,kon ne? .com diyecekti herhalde)

kızlar oteliii (Bu da interneti yeni keşfetmiş, Nerden kız bulurum ben diye düşünürken Aha! niye aklıma gelmedi demiş coşkuyla kızlar oteliii yazmış. Sana bir 20 sene daha kız arkadaş yok canım)

nax gay film (Nax'ı Naxxramas'ın kısaltması olarak yazdı herhalde vay ki vay hey ki hey nasıl bir fantezi bu oğlum, kimi kimle çiftleştiricen o mekanda)

nax porno (cık cık cık)

sanal arkadaşlık istiyorum (üzüldüm lan buna)

skayn etmek (Ben dalga geçtim skayn lafı ile adamlar böyle aratmış google'da)

skayner tarayıcı fiyat (Skayner kalmadı ama Skynet çok yakında dünyaya hükmedicek, onlardan alırsın bir fiyat)

örövizyonda birinci plan şarkı kılibi (ağzına sopayla vururum senin, ne diyosun oğlum)

soyunmalı sahneler (TV'de oluyor böyle şeyler bazen, ama sen ne yaptın böyle, konulu olsun diyorsun yani)

sınemalarda verılen porno fılmlerı ızlemek uye olmadan (Eskişehir'de okurken her önünden geçtiğimizde güldüğümüz bir sinema vardı bu tarz filmler yayınlayan. Film afişlerindeki isimler inanılmaz uydurma olurdu. "Natasha Ferrari" vb. Neyse üye olmadan olmaz diyim buna geçiyim )

Bu kelimeleri bence hep aynı kişi aratmış ve aşağıdaki evde oturuyor.


2 Haziran 2009 Salı

Aha!Macera



İş seyahati nedeniyle sürekli yurtdışına gidiyorum. Bu seferki yolculuğumda 2. kez Kazakistan'aydı. Pek sıkıcı bir ülke, herneyse olay o değil, dönüş uçağım gecenin köründe saat 03:20'deydi. Otelin önündeki taksiye 00:45 gibi gideriz dedim. Adam, 00:30'da başıma dikildi hadi gidelim diye, daha ağzımı açamadan çantamı çekiştirmeye başladı. Herneyse farketmez 15 dakika dedim ve yola çıktık. İn cin top oynuyor. 15 dakika filan gittikten sonra ve şehirden çıkmaya yakın, karanlık bir sokakta şöför arabayı sağa çekti, tam önünde de bir spor araba duruyordu. Spor arabadan vücutçu tipli biri indi ve şöför de bana hiçbirşey demeden arabayı stop edip dışarı çıktı. İkisi arabanın arkasına doğru ilerlediler. 1 dakikalık bir sessizlik ve gergin bekleyişten sonra, tam anaeeam noluyo lan diyecekken, şöför hızla arabaya bindi. Arabaya binerken de ceket cebine 2 paket tıkıştırdığını gördüm...Paketler beyaz bir tozla doluydu. O anda aha macera galiba dedim, ve gergin bir şekilde havalimanına doğru yolumuza devam ettik. Neyseki sağ salim havalimanına vardım. Ama indikten sonra birden kafama dank etti. Ya bu herifler benim bavuluma birşey attıysa?Gecenin köründe havalimanı girişinde çantamı aradım taradım neyseki birşey yoktu.

Şöför alıcımıydı satıcımıydı anlamadım ama neyseki ben bu alışverişe alet etmeden olaydan ve Kazakistan'dan kurtuldum. Kazakistan'da karbonat alışverişi tehlikeli ve yasadışı bir iş herhalde diye düşünüyorum.

Bu arada Kazakistan'ın meşhur yemeği Beşparmak'ı deniyim dedim, tercümana nasıl yapılıyor diye sordum, iyi ki sormuşum...At eti sevmeyen denemesin diyeyim. Bol miktarda et ve at eti ile yapılan bir yemek. Et yok diye filan değil, at eti yemek Kazakistan'da normal karşılanıyor. Ama yani at bu be, koşar, yarışır, asil hayvandır filan dedim, yazık değil mi dedim. Bu atlar özel, yenmek için(omg!!!) yetiştirilen atlarmış.

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...