24 Ağustos 2010 Salı

Moldova Seyahati

Geçen hafta iş nedeniyle Moldova'daydım. Öncelikle Moldova kelimesini duyar duymaz yapılan, "Ehi ehi, yenge kızmadı mı, ne işiymiş oralarda ehu mehu" tarz yorumlardan fenalık geldi. Lütfen bu yazıya da bu tarz yorumlar yapmayın. Moldova'da güzel kızlar var mı diye merak ediyorsanız var, ama bana ne, ben evli barklı insanım, bazı insanlar herkesi kendi gibi zannediyor ve sinirime dokunuyor. 

Ayrıca sanmayın ki Moldova'ya gittiniz diye bu kızlar üzerinize atlasın, aha Türk geldi desin. İnanın bir çoğu, böyle sanan insanlara göre çok daha kültürlü ve iyi eğitim almış insanlar. Ayrıca hayat kadınlığı ile para kazanmayı seçen/seçtirilen kişiler dışındakiler ellerinden geldiğince bir şeyler yaparak para kazanmaya, geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. Örneğin sokakta üzüm suyu, defter kitap, kıyafet  satan genç kızlar. Bunlar Türkiye'de playboyların dibine düşüp, kaset çıkartıp, kliplerde dizilerde oynatıp meşhur etmeye çalışacağı fiziğe sahip kızlar. Ama onlar bu fiziklerini kullanarak birşey yapmak yerine, sokakta meyve suyu satarak ailelerine yardım etmeye çalışıyorlar. Yani bir memleketin tüm kadınlarını, sırf o ülkede hayat kadınlığına mecbur kalmış insanlar çok diye tümevarımdan öyle görüyorsanız, bu hala bazı şeylere çok aç veya cahil olduğunuzun göstergesidir.

Çocuk yaşta hayat kadınlığı ve neredeyse köle olarak kullanılan ve başka ülkelere kaçırılan insan sayısı, diğer Avrupa ülkelere göre burada malesef daha fazla. Otoyollarda buna karşı insanları uyaran tabelalara, ilanlara rastlamak mümkün. Ukrayna ile benzerlik gösteren bir ülke, sadece burası biraz daha fakir gözüküyor ve sosyal aktivite çok sınırlı(sadece barlar, diskolar, gece hayatını sosyal aktivite sayıyorsanız o ayrı)

Seyahatimin son günü biraz vaktim oldu ve bulunduğum Kişinev şehrini gezdim. Bizde hala olmayan ama burada bile mevcut bir konu, yaya geçidinde adımınızı attığınız anda tüm arabalar duruyor. Geçen gün Taksim dolmuşuna bindim, Bostancı köprüsünden aşağı inerken bir kadın karşıdan karşıya geçmek istedi, dolmuşçu da durdu yol verdi, ama kadın emin olamadı ve geçmedi, bunun üzerine dolmuşçu arabayı kadının üstüne doğru sürüp son anda dönerek "Yol veriyoruz ya lan geçsene!!" diye bağırdı. İşte bizim medeniyetimiz de bu kadar. Neyse konu dağılmadan Kişinev'i fotoğraflarla anlatmaya devam ediyim.


Portile Sfinte veya Saint's Gates


 The Christmas Cathedral

Stefan Cel Mare Anıtı


Bu kimdir bilemiyorum ama gözüme hoş geldi ve fotoğrafladım:)

Kiliselerin birçoğunun mavi çatısı var, o yüzden hangisi hangisiydi karıştırıyorum, ana cadde üzerinde gördüğüm bir tanesi aşağıdakiydi, 50mm lens takılı olduğu için geniş açı çekemedim, herneyse asıl güzel yanı çatısıydı zaten:D

Tam bu fotoğrafı çekerken solumdan gelen komik köpeği farkettim. Ben daha yakından fotoğrafını çekmek için yaklaştıkça, o çevremde çizdiği daireyi genişletti, en son pes edip bu açıdan çektim:)

Preobrajenskii - Transfiguration Cathedral 

Gezmekten yorulunca kendimi Stefan Cel Mare parkına attım. Güzel bir park, halk genelde burada laptopları kucağında ya iş ya da keyif için takılıyor. Zaten Moldova'nın en büyük ve güzel özelliklerinden birisi, Kişinev şehri de dahil, her yerin ağaç ve yeşillikle dolu olması.

Parkın en güzel yerlerinden biri de ortadaki bu havuzun bulunduğu kısımdı.


Parktaki heykeller de çok hoş gözüküyordu.





Ormandan Golem geliyor gibi :D


Gezimin sonlarına doğru eski Rus dönemi madalyaları, armaları, fotoğrafları, şapkaları satan bir pazar gördüm. Buradan Hesi'ye güzel bir madalya aldım ^_^.  İşte Moldova böyle bir yer, ben açıkcası gezip görecek çok yer olmadığı için sıkıldım. Karar sizin:)

10 yorum:

[Reply] noranıngemisi dedi ki...

fotograflar harika, 50 mm rocks :)

[Reply] CEM AKYUREK dedi ki...

Hem iş hem gezi bir arada olunca keyifli olduğuna şüphe yok. Heykellerin hepsi çok etkileyici. Özellikle de elinde haç tutan kral'a bayıldım. :)

[Reply] nora dedi ki...

Konus be Cenku!!! Ben de sinir oluyorum bahsettigin zihniyeti bozuk insanlara...

Fotolar şahane.. Sayende biz de bi sürü ülke gezdik mihihi :)

[Reply] Merope dedi ki...

hahahaha süper ya insanın karısına madalya alması :)

bu arada moldova hakikatten güzel yermiş, hiç bilmezdim. fotolar için teşekkürler!

[Reply] Loreathan dedi ki...

@noranıngemisi
50mm rocks gerçekten ama bayağı bir geri girmen gerekiyor açıyı almak için, geniş açı olayında sorun oluyor yani:)

@CemAkyurek
Daha çok görecek yapacak şey olsa iyi olurdu bayağı bir sıkıldı maslında:D

@Nora
Evet ya bıktım bu direk otomatik ehu ehi tepkilerinden. Çok fot oçekecek bir şey bulamadım yine de boş dönmiyim dedim ^_^

@Merope
Ehehe evet birincilik teli onun ^_^
Fotoları beğenmene sevindim. Güzel yer ama sıkıcı valla :/

[Reply] UykusuZ dedi ki...

Loreathan ,malesef okumuş ta olsalar, kültür olmadığından bazı insanlare derdini annatamassın. eskiden 2 super guc vardi , biri usa digeri russia, dimi? peki neden amerikali cahilleri tepende taşırken zeki kültürlü rusları aşağılıyosun? ,işte anlayamadıkları bu. İzmirin kızlarına söz edenler aynı beyin işte. Keşke bizim insanımız onlar kadar kültürlü olabilse, operaya baleye gitse, cebindkei son parasıyla çiçek alıp sahneye fırlatsa. Biz onların fakirliğinden yararlanır sonra bir de hakir görürüz,
herneyse , resimlere bayıldım, ellerine sağlık

Я люблю Россию

[Reply] Neşe Akyürek dedi ki...

sayende bu yerleri bizde tanımaya çalışıyoruz fotoğraflarda ehli bir elden çıkma yani yorumlar güzel daha ne denır

[Reply] Loreathan dedi ki...

@Neşe Akyürek
Teşekkür ederim anneciğim ^_^

[Reply] Loreathan dedi ki...

@uykusuz
Çok teşekkür ederim yorumun için, eminim bu yazımı okurken bile, salak oraya kadar gitmiş bi kızla takılmamış diyen cahil cühela vardır:)

[Reply] vaincavalier dedi ki...

Çok güzel bir gezi yazısı olmuş. O isimsiz heykele Nevski diyesim geliyor. Ama biçem biraz kafa karıştırıcı.

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...